spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
Popüler Müzik
MURAT AYDEMİR/ Ümit dolu, yaşama sevinci veren bir masal yazmak istedim

ImageTanburi Cemil ve Necdet Yaşar’ın yolundan yürüyen Murat Aydemir 2011’de yayımlanan Trio albümünde kontrbasçı Volkan Hürsever’le etkileyici bir düete imza atmıştı. Yeni yayımlanan, kızına ithaf ettiği ve onun adını verdiği Masal’da bu fikri bir adım ileriye taşıdı. Albümde ikiliye Farsça gazelleriyle Mahyar Shadorvan, Girit kemençesiyle Ross Daly ve Kelly Thoma, sesiyle Cengiz Özkan, perküsyonuyla Rony Iwryn katıldı. Aydemir “Volkan’la hayalimiz Pat Metheny-Charlie Haden ikilisi gibi bir albüm kaydetmek” diyor.

Devamını oku...
 
MERİÇ DÖNÜK/Gönlüm melez müzikten yana

ImageArpçı Meriç Dönük, klasik eğitimin ardından yaşadığı toprakların kültürünü tanımak için İTÜ Türk Müziği Konservatuvarı’nda yüksek lisans yaptı. Türküler, geleneksel Türk müziği üzerine çalıştı. Caz gruplarında yer aldı. Geleceğini, arpın anavatanı klasik müzik yerine, melez müzikte arıyor. Bu nedenle kaydettiği ilk albümü rafa kaldırıp, Mahfuz’la çıktı müzikseverlerin önüne. “Çünkü beni daha doğru temsil ediyor” diyor.

Devamını oku...
 
VASSILIKI-ALIKI/ İnsanoğlu için esin perilerine yakarıyoruz

ImageVassiliki ve Aliki ikilisi antikçağdan günümüze insanoğlunun şiirle, müzikle huzur, aşk, mutluluk arayışını dile getiren şarkıları seslendirdi. İlk albümlerine, antik lir gövdesinde kullanılan kaplumbağa kabuğundan esinle, ‘Helis Ezgileri’ adını verdiler. Vassiliki Papageorgiou, “Hayatımız gün geçtikçe kâbusa dönüşüyor. Savaşı, kâr hırsını bırakıp barışa yönelmek için insanlığın yeni ilhama ihtiyacı var. Albüm esin perilerine yakarışımızdır” diyor.

Devamını oku...
 
KONJO / Pupa yelken doğaçlama

ImageGitarcı Şevket Akıncı, davulcu Orçun Baştürk ve vokalist Sumru Ağıryürüyen’in 2013’te kurduğu doğaçlama topluluğu Konjo ilk albümünü yayımladı. Konser kaydı çifte CD’nin ilkinde Alper Maral, diğerinde Serdar Ateşer gruba katılıyor. Akıncı, Maral ve Ateşer albümü anlattı.

Devamını oku...
 
FİKRET KIZILOK / Şarkıcı köşe yazarından ileridir, yaşadığını an be an aktarabilir
İyi sanatçı zaman zaman toplumla, zaman zaman topluma karşı olabilmelidir, diyordu 2001 Eylülü'nde aramızdan ayrılan Fikret Kızılok. Aslında bir diş doktoruydu, 1960’ların sonunda birden bire şöhrete kavuşmuş, ardı ardına dokuz altın plak aldıktan sonra kendini ve müziğini sorgulamaya başlamıştı. Uzun süre müziğe ara verdi. 1980’lerde eleştirel, alaycı bir üslupla döndü. Yine çok etkileyici sevda şarkıları yazdı. Bu arada İstanbul Suadiye’deki muayenehanesinin zemin katını Çekirdek Sanatevi’ne dönüştürdü, deneysel müziğe kapılarını açtı. 1986 Eylülü’nde Stüdyo İmge dergisinin veda sayısı için Mario Levi ve Orhan Kahyaoğlu’yla yaptığı uzun söyleşide Kızılok müziğe bakışını ayrıntıyla anlatıyor, güncel müziğe eleştiler yöneltiyor, müzikçilere öneriler sunuyor. “Sanatta yeni bir senteze varılacaksa, bu mutlaka Anadolu kaynaklı olacaktır” diyor.
Devamını oku...
 
TİMUR SELÇUK / Hafif müzik bugünün halk müziğidir

ImageBesteci, piyanist, şarkıcı Timur Selçuk 1987’de yayımlanan röportajda Türk pop müziğinin o günlerini anlatıyor.

Devamını oku...
 
NECİP CELAL ANDEL / İnşallah gözlerim açılacak, operet besteleyeceğim

Imageİlk tango bestecimiz Necip Celal, gençlik yıllarında gözlerini kaybetmiş, bu yoksunluğun da etkisiyle hüzünlü eserler bestelemişti. 1935’te, 28 yaşında görüştüğü gazeteciye hâlâ gözlerinin açılması umudunu taşıdığını anlatmıştı. 49 yaşında hayattan ayrılırken geriye “Mazi”,”Özleyiş”, “Suna” gibi 11 ölümsüz tango, keman, obua, viyolonsel konçertoları ve Fenerbahçe Marşı’nı bırakmıştı.

Devamını oku...
 
ONNO TUNÇ / Kulüpte gecenin sonunda müşteri kaçırmak için caz standartları çalardık

Image47 yaşında uçak kazasında kaybettiğimiz basçı, popüler şarkıların aranjörü Onno Tunç okuyarak, dinleyerek, deneyerek kendini yetiştiren müzikçilerdendi. 1987’de “Dünden Bugüne Türkiye’de Caz” konusunda görüşleri sorulduğunda kendi müzik serüvenini ve Türk cazı üzerine görüşlerini anlatmıştı.  

Devamını oku...
 
ÖZDEMİR ERDOĞAN/ Soru soruyorum şarkılarımda, dolayısıyla günahkârım
25 yıl önce yazdığı şarkılar hâlâ dillerden düşmeyen Özdemir Erdoğan uzun süredir yeni çalışmalarını gün ışığına çıkarmıyordu. 2001 Şubatı'nda "Otoportre" başlıklı bir konser vereceğini duyunca, kapısını çaldık, nedenini sorduk. Yıllardır Klasik Türk Müziği ve halk müziğini özümsemeye çalıştığını, geleneksel müziği çokseslendirme konusunda son sözünü söyleyebilecek yetkinliğe ancak şimdi geldiğini anlattı. "Davul, kontrbas ve gitarla 22 geleneksel ezgiyi yorumladığım albüm yayımlandıktan sonra sıra şarkılara gelecek" dedi. Albüm üç yıl sonra yayımlandı. Ardından Erdoğan, onu hayatın kıyısına sürükleyen zorlu bir hastalığa yakalandı. Mutluluğun anahtarı üzerine konuşmuştuk o söyleşide. "Ya tevekkülle herşeyi kabulleneceksin ya da özgürce soru sorup sonuçlarına katlanacaksın" demişti.
Devamını oku...
 
CEMAL REŞİT REY/ Revü tipi opereti tercih ediyorum

Image1932 yılında, Üç Saat Opereti’nin sahnelenmesi İstanbul’da heyecanla karşılanmıştı. Bu vesileyle ayaküstü yapılan röportajda Cemal Reşit Rey ve kardeşi Ekrem Reşit operet sevgilerinin nedenini anlatıyor.

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 10 Toplam: 52
spacer.png, 0 kB