spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
Caz
LEE KONITZ / Çirkinliklerle dolu dünyada tek dileğim müzikle kuşatılmak
Bird lakaplı Charlie Parker'la verdiği konserden sonra, trompetçi Dizzy Gillespie'nin kulisteki esprisi caz tarihine geçmişti. Lee Konitz'i gösterip, Parker'a "Bu genç adam sahnede seni parçaladı" demişti Gillespie. "Kuşu parçalamak" sonraki yıllarda cazda deyime dönüştü. Parker'ın üslubundan etkilenmeyip, kendi sesini yaratan nadir alto saksofonculardan Konitz, aradan geçen 50 yılda emprovizasyondaki yaratıcılığından, maceracı ruhundan bir şey kaybetmedi. Albümlerinin sayısı 200'ü buldu. 2007 Ekimi’nde 80'inci yaşgününü Amerika ve Avrupa'da bir dizi konserle kutlayan Konitz "Hâlâ yayımlanmayı bekleyen 11 albümüm var" diyor. İstanbul’da konser vereceğini öğrenince, turne için gittiği Almanya’da bir otel odasında yakaladık, 35 dakikada 80 yılın bilançosunu çıkarmayı denedik.
Devamını oku...
 
TUNA ÖTENEL/Gençlerden çok ümitliyim

Image2017’de 70’inci yaşını kutlayan piyanist, saksofoncu Tuna Ötenel otuz yıl önce yayımlanan röportajda ders vermekten çok çalmayı sevdiğini söylüyor. Gençlerden övgüyle bahsediyor.

Devamını oku...
 
TERENCE BLANCHARD/ Babam "içten ol" dedi
1980'ler cazının "genç aslanı", yönetmen Spike Lee'nin vazgeçemediği besteci, Grammy listelerinin demirbaşı, neo-bop akımının trompetteki temsilcisi... Opera sanatçısı babasına bile cazı sevdiren Terence Blanchard, muhalif kimliğiyle de önde. "Bush yönetimini eleştirmekten bıktım" dese de geçen yıl Katrina Kasırgası sonrasında yine tepkisini müzikle getirdi. Spike Lee'nin dört saatlik belgeselini müzikledi, yeni albümü "Flow"da bu yaklaşımı geliştirdi. 2007 Temmuzu'nda çıktığı dünya turnesi kapsamında Spike Lee'yle İstanbul'a uğradı. Bestelerini filmlerden görüntüler eşliğinde seslendirdi. Blanchard'ı bu konserden birkaç gün önce North Sea Caz Festivali'nin kulisinde yakaladık. 2002'deki söyleşimizin ışığında, caza, sinemaya, Lee filmlerine bakışını ve son konser turnesini konuştuk.
Devamını oku...
 
KENNY BARRON/ Caz teknik egzersiz değildir, melodi gerekir
Eleştirmenlere göre günümüzün en lirik caz piyanisti ve Dizzy Gillespie, Stan Getz, Freddie Hubbard gibi efsanelerin uçuş arkadaşı Kenny Barron, 2006’nın ilk ayında üç konser için İstanbul'a geldi. 62 yılının 48'ini cazla geçiren Barron'ı, konser öncesinde New York'ta bir kafede, cep telefonundan yakaladık. Cazda melodi duygusunu ve emprovizasyonu koruma uğraşını, Aydın Esen'e duyduğu hayranlığı, akustik piyanoda saksofon tonlarını yakalama uğraşını anlattı.  
Devamını oku...
 
TAMER TEMEL / Çağımın gözlemcisiyim, izlenimlerimi metaforlarla aktarırım

ImageSaksofoncu Tamer Temel, üçüncü albümünde siyasi karabasan sürecinden yola çıkıp lirik, zengin, dramatik yapısı güçlü, ağırlıklı olarak akustik bir müzikle dinleyicisini hayal dünyasının derinlerine davet ediyor. Serbest Düşüş’te bestelerini caz beşlisiyle seslendirmiş. Temel “Alacakaranlık günleri yaşıyoruz. Ve gittikçe koyulaşıyor. Serbest Düşüş bu sürecin yansıması” diyor.

Devamını oku...
 
VICTOR WOOTEN/ Doğaya kulak vermek, uyum içinde yaşamak müziği de olumlu etkiler

ImageVictor Wooten elektrobası solist düzeyine yükselten cazcılardan. Aynı zamanda yazar, eğitimci, doğasever ve sade yaşam gurusu. 50 yaşını geride bıraktı. 1990’larda Stanley Clarke ve Marcus Miller’la birlikte “Thunder” albümünü kaydetmiş ve cazda gerçekten fırtına yaratmıştı. Sık albüm kaydetmese de konserleri, roman yazmayı sürdürüyor. Basçı Ozan Musluoğlu, konsere gelen ustasıyla İstanbul’da uzun bir mülakat yapmış, tekniğinden yaşam biçimine tüm özellikleri hakkında konuşmuştu.

Devamını oku...
 
MARCUS MILLER / Kontrbası evimde çalıyorum

ImageElektrobasçı, besteci Marcus Miller yıllardır dünyanın dört bir köşesinde konserden konsere koşuyor. Yoğun turnelerin zorluğunu her fırsatta spor ve uykuyla yendiğini söylüyor. Kendi hep yeniliklerin peşinde olsa da “Bence cazda her zaman 1940-60 dönemindeki gibi çalanlara ihtiyaç olacaktır” diyor.

Devamını oku...
 
SÜHEYL DENİZCİ/ Gençler cazı merak etsin

Image1982’de TRT bünyesinde Hafif Müzik ve Caz Orkestrası’nı kurup uzun yıllar şefliğini üstlenen Süheyl Denizci çok yönlü müzikçiydi. Kitaplardan kendisini yetiştirmişti. Piyanonun yanı sıra vibrafon, saksofon, flüt çalıyordu. 1957’den itibaren birçok grup kurmuştu. 2007’de 75 yaşında aramızdan ayrılan müzikçi, orkestrayı anlatan röportajda gençlere sesleniyor “Önce gerçek cazı tanıyın” diyor.

Devamını oku...
 
ENRİCO RAVA / Trompetçiler ikiye ayrılır: sanatçılar ve atletler

Image70'ine merdiven dayayan Enrico Rava, cazın en şiirsel çalan trompetçilerinden. Şiraz üzümünden şarap kıvamında koyu, mat tonuyla ayrışıyor diğerlerinden. "Metalik sesleri sevmem" diyor. Son albümü New York Days'de yarım asırlık tecrübesini ortaya koyan usta müzikçi 2010 Temmuzu’nda İstanbul Caz Festivali kapsamında piyanist Stefano Bollani eşliğinde iddialı bir konser için İstanbul’a geldi. Yola çıkmadan, İtalya'dan cep telefonuyla sorularımızı yanıtladı. Rava "Trompetçiler ikiye ayrılır: sanatçılar ve atletler. Ben hep sanatçıların tarafında oldum" diyordu.

Devamını oku...
 
EMİN FINDIKOĞLU / Türkiye’de cazdan para kazanılmaz, kazanılması da gerekmez

ImageTürk cazının ikinci kuşak solistlerinden Emin Fındıkoğlu besteci ve aranjörlüğünün yanı sıra caza yeni dinleyici kazandırmak için çalıştı. İstanbul’da caz kulübü açtı, radyo programı yaptı, BİLSAK Caz Festivali’ni organize etti. 30 yıl önce yayımlanan röportajda müzik serüvenini anlatıyor “Restoranda, gece kulübünde caz yapılmaz” diyor.

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 10 Toplam: 96
spacer.png, 0 kB