spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
Caz
ANDY SHEPPARD/ Dikkat, provokasyona gelmeyin!
1980'lerin sonunda Avrupa'dan caz gündemine giren en önemli saksofonculardan biri Andy Sheppard. Cesur, araştırmacı, yaratıcı. Carla Bley ve Steve Swallow'la yaptığı çalışmalarla yıldızı parladı. Blue Note ve Verve gibi büyük firmalardan yayımlanan albümleri eleştirmenlerden övgü aldı. 1990’ların sonunda büyük plak firmalarına posta koyup, Provokatör Plak adlı bağımsız bir firmayla anlaştı. Artık albümleri bu firma tarafından yayımlanıyor. "Bazen insanları kışkırtmak iyidir" diyen müzikçiyi, 2000 Nisanı’nda İstanbul’da vereceği konserden önce evinden aramış, yeni uzmanlık alanı provokasyon üzerine konuşmuştuk.
Devamını oku...
 
JOACHIM KUHN/ Emprovizasyon nescafe gibidir, hızlı pişer ama birçok gereksiz unsur içerir
Siz hiç caz standartları çalmayı sevmeyen, beste yaparken sadece kağıt kalem kullanan, buna karşın müziğine müziğe şapka çıkarılan bir caz ustasıyla tanıştınız mı? İşte size fırsat: Alman piyanist Joachim Kühn’ü dinleyin. 2000 İlkbaharı’nda yolu İstanbul’a düşünce müzik serüvenini konuşmuştuk. “Bugün birçok caz konseri üzerinde yeterince düşünülmemiş, olgunlaşmamış fikirlerden ya da klişelerden oluşan sololarla geçiyor” diyordu.
Devamını oku...
 
GONZALO RUBALCABA / Latin müziğinin derin su dalgıcı, dinleyicisini meydan okumaya çağırıyor
Rubalcaba, 10 yıldır caz dünyasında en çok konuşulan birkaç genç piyanistten biri. Büyük ustalar, mesela Charlie Haden, Chick Corea, Wayne Shorter ondan caz ve latin müziğine yön verecek genç dahi olarak bahsediyor. Klasik Batı Müziği eğitimi alan Rubalcaba, Havana'da babasının yerel müzik topluluğuyla çalarken önce Dizzy Gillespie ardından Charlie Haden tarafından keşfedildi. Onu evlat gibi seven Haden'ın desteğiyle Amerika'ya yerleşti. 2002'de Grammy aldı. Ödülden bir yıl önce, İstanbul'a geleceğini öğrenmiş ve turnedeki Rubalcaba'nın Japonya'da peşine düşmüştük. Almanya'da yakaladık. "Şimdi gerçek Küba müziğini dünyaya yaymanın tam zamanı, bu benim görevim" diyen piyanistle müzikteki mucizevi yükselişini ve Haden'la dostluğunu konuşmuştuk.
Devamını oku...
 
RICARDO MOYANO/ Cismi Türkiye'de, ismi yurtdışında
Arjantinli akustik gitarcı Ricardo Moyano, 10 yıl önce konser için gelmiş ve kalbini kaptırdığı bir müzikseverle evlenip Türkiye'ye yerleşmişti. Yeni vatanında ne yeterli konser imkanı ne de sürekli ders verecek akademik kurum bulabildi. Yurtdışındaki konser, ders, kayıt çalışmalarına devam etti. 2005 ilkbaharında yayımlanan "Guitarist" albümüyle ilgili konuşmak için aradığımızda Fransa'da albüm kaydındaydı. Cevaplar konsere gittiği İspanya'dan e-mail'le geldi. Moyano 2006 ilkbaharında da “Solissimo” adlı bir başka albüm yayımladı.  
Devamını oku...
 
AZIZA MUSTAFA ZADEH-3/ Sahne anavatanım, müzik gökkuşağım
1990'ların başında, klasik müzik birikimini Azeri ezgileri ve cazla harmanladığı albümleriyle gündeme gelmişti. Müziği kadar fiziğinin de avantajını kullanan Aziza Mustafa Zadeh solo kayıtlarla şöhreti yakaladı. Sonra Al Di Meola, John Patitucci, Stanley Clarke gibi ustalarla ilgi çeken albümler kaydetti. İlk kez 1995'te kulak paralayan bir telefon hattından, Azerbaycan'daki evine ulaşıp hayat öyküsünü dinlemiştik. Ardından defalarca Türkiye'ye geldi. Aralık 2002'de solo albümü Shamans yayımlanıp, konser vermeye geleceğini öğrenince turnedeki piyanisti Zürih'te yakalamıştık. Üçüncü röportajımızda, doğa üstü sezgilerini, beklediği beyaz atlı prensi anlatmıştı.
Devamını oku...
 
AL DI MEOLA/ Al'dan sır almak zor iş

Al Di Meola bir zamanlar gitardaki hızıyla baş döndürürdü. Şimdilerde yavaşlayıp hayata daha derinden bakmayı deniyor. Akdeniz'deki köklerini keşfedip, romantizme göz kırpıyor. Bir süredir bölge ülkelerinden müzikçilerle ortak çalışmalar üzerinde yoğunlaştı. 2001'deki Latin Amerika turnesi öncesi New York'taki evinden aramıştık. Uzun bir sohbette yeni beste yapmakta ne kadar zorlandığını, gençlik sırlarını, yeni projeleri konuşmuştuk. Kulağımıza fısıldadığı sır ise tam yedi yıl sonra gerçekleşti.

Devamını oku...
 
ARA DİNKÇİYAN/ Nuh'un Gemisi'ndeki melodi sihirbazı
Amerika'da Türkiye kökenli Ermeni müzikçilerin kurduğu Night Ark, ismine kaynaklık yapan Nuh'un Gemisi'ne benziyor biraz. Ambarları ve güvertesi Anadolu kökenli ezgilerle dolu. İletişim patlamasıyla yaşadığımız modern çağ tufanından nesli tükenen ezgileri kurtarmaya çalışıyor. 1987'de Amerika'dan yelken açtığında, güvertesinde üç müzikçi vardı. Kaptan Ara Dinkçiyan ve yardımcısı Arto Tunç'a daha sonra Armen Donelian katıldı. Seyir defterleri: Pictures (1987), Moments (1988), Wonderland (1998) - ilgiyle karşılandı. 1996'da İstanbul Caz Festivali'ne geldiklerinde tayfalar arasında ünlü bir isim yeralıyordu: Basçı Marc Johnson. 2000 yılında yeni albümleri "Pedals On Your Path" yayımlandı. Utu etnik çalgı kategorisinden çıkarmayı hedefleyen Night Ark kaptanı Dinkçiyan'ı New York'tan aradık. Ambardaki ezgileri, yeni rotayı sorduk.
Devamını oku...
 
RABIH ABOU KHALIL-1 / Balın bile safı çok yenemez, farklı kültürler karıştıkça müzik boyut kazanır
Utu caz dünyasıyla tanıştıran Lübnan asıllı Rabih Abou Khalil, son 15 yılda modern cazın kült isimlerden birine dönüştü. 20 yıldır Almanya’da yaşıyor. Sahnede enstrümanıyla olduğu kadar, birbiri ardına sıraladığı zekice esprileriyle de dinleyicisini kendine bağlıyor. Dört yıl aradan sonra, 2001 Sonbaharı’nda ikinci kez konser için İstanbul’a geleceğini öğrenince, aradık. “Tüm kayıtlarını topladığım Şerif Muhiddin, Tanburi Cemil'in, Çinucen Tanrıkorur'un, Erköse Kardeşler'in doğduğu topraklarda yeniden konser vermek beni heyecanlandırıyor” dedi.
Devamını oku...
 
MAFFY FALAY/ Ayyıldızlı bebop şövalyesi

Cazın efsanevi isimlerinden Dizzy Gillespie, 1956 Mayısı'nda Amerikan caz dergisi Metronom'da yayımlanan röportajda ondan şöyle bahsetmişti: "Türkiye'de müthiş bir trompetçiyle karşılaştım. Miles Davis'le bile boy ölçüşebilir." Aradan geçen 49 yılda Miles'ın şöhretine ulaşamasa da, Muvaffak "Maffy" Falay'ın gökkuşağı kadar renkli bir hayatı oldu. Dexter Gordon, Stan Getz, Elvin Jones ve daha nice cazcıyla çaldı; Bill Evans, McCoy Tyner, Dizzy Gillespie gibi isimlerle yakın dost oldu; 40 yıldır yaşadığı İsveç'te hep el üstünde tutuldu. Uzun yıllar görmezden gelindiği ülkesinde ise nihayet 2005'te İstanbul Caz Festivali'nce "Yaşam boyu Başarı Ödülü"ne layık görüldü. Bu fırsatı değerlendirip Falay'la yaşam öyküsünü konuştuk.

Devamını oku...
 
URI CAINE/ Müzik, hiç bıkmadığım bir oyun
ImageBach'ı cazla buluşturan piyanist Jacques Loussier'nin aksine Uri Caine cazdan klasik müziğe geçti. Beethoven, Bach, Schubert, Mahler ve hatta Verdi'nin eserlerini caza uyarladı. Mizah duygusu ve dinleyicisini şaşırtma tutkusuyla dolu Mahler uyarlamaları ABD'de "Gelmiş Geçmiş En İyi 20 Piyanolu Caz Albümü" arasına girdi. "Ben cazcıyım" diyen, üçlüsüyle caz çalan Caine bir yandan da klasik müzik bestelemeyi sürdürüyor. Eserleri ABD ve Avrupa'nın saygın orkestralarca seslendiriliyor. 2005 Sonbaharı’nda Antalya Uluslararası Piyano Festivali'nde solo konser vereceğini öğrenince New York'taki evinden aradık. "Nedir Mahler'in, Beethoven'in elinizden çektiği" diye sorduk...  
 
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 71 - 80 Toplam: 97
spacer.png, 0 kB