spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
Caz
AYDIN ESEN / Yeni çağa sesli mektup
Sesi Türkiye'de çok az duyulsa da, müzik çevrelerinin 'dahi çocuk' payesini verdiği ender isimlerdendir Aydın Esen. Piyanist ve besteci olarak yeteneği, Berklee'de okumak için gittiği Amerika'da Downbeat, Keyboard gibi dergilerce "Yılın Başarılı Çağdaş Müzikçisi" seçilerek onanmıştır. 1998 sonunda, yeni kurulan Türk plak firması Double Moon için stüdyoya girdi. Dördüncü albümü Timescape’i kaydetti. Buluştuk ve yeni albümü, müzik serüvenini konuştuk.
Devamını oku...
 
SENEM DİYİCİ/ Konserinde protokol gevezelerini uyardı, Türkiye'de soluğunu kestiler
Bülbülün çektiği dilinden, der eskiler. Senem Diyici dili, sesi, ezgileri sayesinde Avrupa'da şöhret sahibi oldu. Türkiye'de ise epey düşman kazandı. 1991'de, İstanbul'daki bir caz festivalinin açılışında verdiği konser sırasında saygısız protokol dinleyicilerini terslediğinden beri Türkiye'deki tüm organizasyonlardan dışlanmış durumda. Fransız, Hollandalı ve Hintli müzikçilerden oluşan dörtlüsüyle, 1999 başında dördüncü albümü “Tell Me Trabizon”u yayımlanan Diyici, sorularımızı Hollanda'dan yanıtladı.
Devamını oku...
 
HRANT LUSİGYAN / Hep kendim için çaldım
Türk cazının öncü isimlerinden biriydi klarnetçi Hrant Lusigyan. Kontrbas ve saksofon da çalardı. 1940’ların sonundan, 1980’lere kadar İstanbul’un ünlü gece kulüplerinde, otellerinde çaldı. Swing çağının Türkiye’deki sesi, soyadına yaraşır şekilde ışığı oldu. Cazdan, caz standartlarından vazgeçmedi, klarnetine ihanet etmedi. “Bir kişi de dinlese, bin kişi de dinlese fark etmez, çünkü hep kendim için çaldım” diyordu. 6-7 Eylül’de Beyoğlu’nda ablasıyla işlettiği dükkan yağmalanınca tüm varlığını kaybetmiş, hayatının son yıllarında perişan olmuştu. Dostlarının yardımıyla sığındığı, zeka özürlülerle paylaştığı hastane odasında, 1993 Kasımı’nda 75 yaşında hayata veda etti. İşte öncü bir cazcının hayat hikayesi, Erol Pekcan, Selçuk Sun, Neşet Ruacan’ın gözlemleriyle birlikte. Ve Lusigyan’la yapılan son iki röportaj; Cumhur Canbazoğlu ile Nemika Tuğcu’dan.
Devamını oku...
 
YAZ BALTACIGİL / Çekirdekten yetiştim, neredeyse bir kaldırım çalgıcısı gibi

Yaz Baltacıgil, uzun yıllar İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın, daha sonra Borusan Filarmoni’nin kontrbasçılığını yaptı. Aynı zamanda cazcı, rock’çu ve bohemdi. İstanbul’daki caz kulüplerinden Nardis’te, gitarcı Ricardo Moyano ile unutulmaz konserler verdi. Dahası çellist Efe Baltacıgil ve kontrbasçı Fora Baltacıgil gibi iki usta müzikçi yetiştirdi. Baltacıgil, 2001 Kasımı’nda, Roll Dergisi’nden Derya Bengi’ye rengarenk müzik serüvenini anlatmıştı.

Devamını oku...
 
OKAY TEMİZ/ İsveçli kadınlar caza gerçekten sahip çıkmıştır!
Okay Temiz 1972'de caz dünyasının tanınmış basçısı Palle Danielsson, davulcu Bobo Stenson ve saksofoncu Lennart Aberg'le Stockholm'de Oriental Wind'i kurmuştu. Dört yıl bu kadroyla dünyayı dolaşan, İsveç'e gurur vesilesi olan topluluk 1978 sonrasında farklı müzikçilerle yoluna devam etti. Etnik caza yeni soluk getirdi. Oriental Wind'in kurucu kadrosu 24 yıl sonra, 2002'de İstanbul'da özel konserde bir araya geldi. Bu fırsatı değerlendirip Okay Temiz'le topluluğu, İsveçli genç kızların dünya cazına katkısını ve Türkiye'ye dönüşünü konuştuk.
Devamını oku...
 
CENK ERDOĞAN / Bir albüm dinledim, hayatım değişti

ImageCenk Erdoğan'ın müziğini Çağan Irmak, Turgut Yasalar gibi yönetmenlerin filmlerinde, TV dizilerinde duyuyoruz. Kendi deyişiyle "kumsal gitaristliği"nden, cazcıların Amerika'daki Kabe'si Berklee Konservatuvarı'na uzanan serüveni tesadüflerle başladı, şekillendi. Erkan Oğur'un "Bir Ömürlük Misafir" albümünü dinlemenin hayatını değiştirdiğini, perdesiz gitara odaklandığını söylüyor. Ustasının ses dünyasını çağrıştıran "İle"den bahsederken "Erkan Oğur'u dinlemeseydim bugün sıradan bir gitarcıydım. Öğrenciliği hayal ettiğim Berklee'ye ders vermeye davet edilmem bile perdesiz gitar sayesinde gerçekleşti. Bu nedenle ilk albümüm ustama ithafımdır" diyor.

Devamını oku...
 
ALPER YILMAZ / New York'ta elektro bas pek makbul değil, ben de kendi projelerime yöneldim
ODTÜ mezunu bir endüstri mühendisi, Kaliforniya Üniversitesi'nden doktoralı bir ekonomist. 39 yaşında, 12 yıldır Amerika'da yaşıyor, dünyanın en büyük geçici insan kaynakları firması Adecco'da bir bölümün yöneticisi. Bir yandan da bas gitarıyla, cazdan çağdaş müziğe uzanan geniş bir coğrafyada keşif çalışmalarını yürütüyor. Alper Yılmaz 2007’de, aralarında Jaco Pastorius'un piyanisti Jon Davis'in de bulunduğu bir grup müzikçiyle, New York'ta "Clashes"i kaydetti. Albüm Türkiye'de bir yıl sonra yayımlandı. Yılmaz'ı Adecco merkezindeki işleri için geldiği Zürih'te bulduk, müzik serüvenini konuştuk.
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 91 - 97 Toplam: 97
spacer.png, 0 kB