spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
Klasik Müzik
KIT ARMSTRONG/ Üç yıl önce kesin kararımı verdim, matematik yerine müziği seçtim

Image7 yaşında ilk senfonisini yazan, 9 yaşında biyoloji, fizik, matematik öğrenimi için Utah Üniversitesi’ne kabul edilen Kit Armstrong 16 yıldır dünyayı şaşırtmayı sürdürüyor. Alfred Brendel’in her fırsatta takdirle bahsettiği öğrencisi, 2012’de bir Fransız köyünde 115 bin Euro’ya eski kiliseyi alıp ev ve kültür merkezine dönüştürdü. Piyanistliği, besteciliği sürdürürken bir yandan da sıra dışı konser programları hazırlıyor. 14 Aralık’ta İstanbul’da Gershwin’in konçertosunu seslendirecek Armstrong eser için “En güzel yanı doğallığı” diyor.

Devamını oku...
 
NİL KOCAMANGİL/ Gautier Capuçon’la çalışmak yorumculuğuma adeta yeni bir kişilik kazandırdı

ImageMSGSÜ Devlet Konservatuvarı’ndaki eğitiminden sonra Almanya ve Fransa’da yüksek lisans yaptı Nil Kocamangil. Bir yandan solistlik deneyimini artırırken, diğer yandan oda müziği alanında uzmanlaşıyor. Fransa’da iki ayrı grupta çalıyor. Ayvalık Müzik Akademisi Orkestrası’yla 2015 yazında İstanbul Festivali’ne de katılan Kocamangil, aynı yılın sonbaharında Avrupa’nın ünlü konser salonlarından Amsterdam Concertgebouw’da resital verdi. 26 yaşındaki çellist müzik serüvenini anlattı.    

Devamını oku...
 
ADNAN SAYGUN 2 / Mevlit de bir oratoryodur, bizde Batı'dan önce kullanılmıştır

ImageAdnan Saygun, 1973’te piyanist, eğitimci Ergican Saydam’la yaptığı söyleşide Yunus Emre Oratoryosu’nun oluşum sürecini, çağdaş müzik akımlarına bakışını anlatıyor.

Devamını oku...
 
RUBEN AHARONIAN / Alman dörtlülerinin Beethoven, Brahms icraları bana çok tuhaf geliyor

ImageÇalışmasını sürdüren en eski yaylı çalgılar dörtlüsü Borodin Quartet, 2015’te 70'inci yaşını kutluyor. Şostakoviç'in dörtlüleri söz konusu olduğunda akla ilk gelen topluluk, bugün ikinci kuşak müzikçilerle yoluna devam ediyor. Kuruculardan çellist Valentin Berlinski'nin seçtiği, yetiştirdiği 4 müzikçi, grup geleneğini izliyor, kuşaktan kuşağa aktarılan sırları koruyor. 2005’te Beethoven'in tüm dörtlülerini kaydeden BQ, ardından Haydn repertuvarını yayımlamıştı. 2010’da İstanbul Festivali’ne geldiklerinde grubun birinci kemancısı Ruben Aharonian ile buluşup dörtlünün dününü ve bugününü konuştuk. Viyolacı Igor Naidin de söyleşide eksik kalan yerleri tamamladı. 

Devamını oku...
 
ONUR ÖZKAYA / Türk kontrbas ekolünü kurmanın zamanı geldi

ImageYaklaşık 10 yıldır Almanya’da, Münih ve Mahler oda orkestralarının üyesiydi Onur Özkaya (35). İdealleri doğrultusunda Türkiye’ye döndü. MSGSÜ Konservatuvarı’nda ders vermeye başladı, BİFO’nun kontrbas grubu şefliğini üstlendi. 2015 yazında Ayvalık Müzik Akademisi’nde ilk kez kontrbas ustalık sınıfı gerçekleştirdi. “Hedefim enstrümanın solist yeteneğini topluma göstermek, Türk kontrbas ekolünün oluşmasına destek vermek” diyor.

Devamını oku...
 
INGOLF WUNDER / Hedefim, hayatı müzikle olabildiğince güzelleştirmek

Imageİdil Biret’in çalışkan öğrencilerinden Ingolf Wunder (30), Avusturyalı bir piyanist. “İşkoliğim, 24 saat durmaksızın çalışabilirim” diyor. Schubert kadar Chopin’i de tutkuyla seviyor. 2010 Chopin Yarışması’nda birinciliği kaçırması, tıpkı Ivo Pogoreliç gibi ona da şöhret getirdi. Deutsche Grammophon firmasının solistleri arasına girdi. Orkestra uyarlamalarıyla da dikkat çeken Wunder, 2015 Haziranı’nda Schubert Akşamı’nda besteciyi Chopin’le buluşturmak için İstanbul’a geldi. Öncesinde, telefonla müzik macerasını anlattı.

Devamını oku...
 
RENEE FLEMİNG / 40 yaşında olgunlaştım, mahcubiyetimi yendim

Image1990'ların başında Metropolitan'da Almamiva (Figaro), Desdemona (Otello), Violetta (La Traviata) yorumlarıyla yıldızı parlayan Amerikalı lirik soprano Renee Fleming, 52 yaşında kariyerinin parlak günlerini yaşıyor. "Halkın divası" Clinton'ın veda, Obama'nın yemin töreninin yıldızları arasında yer aldı, albümlerinin sayısı 30'u aştı, 1998-2009 arasında üç Grammy kazandı, dünyanın önde gelen operalarında sahneye çıkıyor. 2011 Haziranı’nda Paris Operası'nda Otello'da Desdemona'yı seslendiriyordu, ertesi ay Salzburg'da Viyana Filarmoni'nin, kasımda Rodelinda operasıyla Metropolitan'ın solisti olacaktı. İstanbul Festivali konseri öncesinde, Paris'ten aradık. Her ne kadar vedalaşırken kibarlığından vazgeçmeyip "üzerine düşünülmüş, iyi hazırlanmış sorularınız için teşekkür ederim" dese de geçmişteki kötü günleri hatırlatan soruların birbiri ardına gelmesinden pek hoşlanmamıştı. Bu nedenle sohbetimiz sadece 20 dakika sürdü, divanın caz merakından, korsan kayıt koleksiyonuna uzanan birçok soru defterimde kaldı.

Devamını oku...
 
CAN ÇAKMUR / Fizikçi ya da kayakçı olabilirdim, 12 yaşında piyanoyu seçtim

Imageİstanbul Müzik Festivali’ni bu yıl ilk kez konservatuvar öğrencisi ya da mezunu olmayan bir solist açtı. Ankara ODTÜ Koleji son sınıf öğrencisi Can Çakmur, 18 yaşında. Müzik eğitimini 14 yıldır özel derslerle sürdürüyor. Tam zamanlı konservatuvar eğitimini seçmemesinin nedenini anlatırken “Her kaynaktan beslenmek, müziğin dışında da gereken temel donanımları edinmek istiyorum” diyor. Bu yıl Weimar Konservatuvarı’na girmeyi deneyecek, başarabilirse yan dal olarak biyoloji okuyacak. Çakmur, müzik serüvenini ve festivalde seslendireceği konçertoyu anlattı.

Devamını oku...
 
CHRISTIAN ZACHARIAS/ Everest’e tırmanmaya niyetim yok

ImageGünümüzün önde gelen Mozart ve Schubert yorumcularından Alman piyanist Christian Zacharias, 60’lı yaşların ortalarına yaklaşıyor. Albümlerinin sayısı 55’i buldu. Geçen yıl bir İngiliz gazetesinde yayımlanan röportajdaki Chopin ve Bach üzerine değerlendirmeleri infial yaratmıştı. Zacharias, 2014 Kasımı’nda, 15’inci Uluslararası Piyano Festivali için Antalya’ya geldi. Konservatuvar öğrencilerine Schubert’in piyano müziğini anlattı, ardından bir resital verdi. Konser öncesinde buluşup infial yaratan değerlendirmelerini, 60’lı yaşlarla ilgili planlarını sorduk. “Piyano repertuvarının Everest’ine tırmanmaya hiç niyetim yok. Beethoven’in tüm piyano sonatlarını birden kaydetmeyi asla düşünmüyorum” dedi.

Devamını oku...
 
JORDİ SAVALL / İstanbul ve Bab-ı Ali en çok satan albümlerimizden

ImageErken çağ müziği uzmanı, viola da gamba virtüözü Jordi Savall, 2004’te konser için İstanbul’a geldiğinde, bir müziksever Kantemiroğlu Edvarı’nı hediye etmişti. Seçkideki eserlerden etkilendi ve 17-18’inci yüzyıl İstanbul müziği üzerine üç albüm yayımladı. 2015’in son günlerinde Bab-ı Ali albümünden eserleri Türk, Yunan, Ermeni müzikçilerle seslendirmek üzere bir kez daha İstanbul’a geldi, CRR’de konser verdi. Savall “Bu repertuvar Avrupa’da beklediğimden çok ilgi gördü. İstanbul ile Bab-ı Ali en çok satan albümlerimiz arasına girdi” diyordu.

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 61 - 70 Toplam: 206
spacer.png, 0 kB