spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
Klasik Müzik
ADNAN SAYGUN 3 / Hindemith, Ankara'dan uzaklaştırılmamı istedi

ImageAdnan Saygun, yaşamı boyunca sadece birkaç röportaj verdi. Çoğunlukla röportaj önerilerini reddetti. Hayatını, eserlerini ayrıntılarıyla anlattığı üç kapsamlı röportajdan en uzunu Sadun Tanju’yla 1989 baharından yazında birkaç buluşmayla yaptığı söyleşiydi. Ölümünden sonra Gösteri Dergisi’nde özeti yayımlanan bu konuşma daha sonra bestecinin biyografilerine kaynak oldu.  Saygun'un ayrıntıyla hayatını anlattığı, zaferlerinden ve hayal kırıklıklarından söz ettiği konuşmanın tam metni tam 21 yıl sonra, 2012 yazında Pan Yayınları'nca "Adnan Saygun'larda Çay Sohbetleri" adıyla kitaplaştırıldı.

Devamını oku...
 
ZEYNEP GEDİZLİOĞLU / Esin kaynağım karşılaşmalar, yoka sanat yapmak bence anlamsız

ImageZeynep Gedizlioğlu'nun adını birkaç yıl önce ilk kez, İngiltere'nin çağdaş müzik misyonerlerinden Arditti Dörtlüsü'nün repertuvarına giren eseriyle duymuştuk. 2010'da Güneybatı Alman Radyosu (SWR) onun eserlerinden oluşan bir konser düzenledi. SWR Orkestrası aynı repertuvarla Freiburg ve Baden-Baden'de konserler verdi. Ve nihayet geçen hafta müziğin Nobel'i olarak bilinen Ernst von Siemens Müzik Vakfı ödülüne layık bulundu. 2012'nin Genç Bestecisi ilan edilen üç isim arasında yer aldı. 11 yıldır Almanya'da yaşayan 35 yaşındaki Zeynep Gedizlioğlu, kibrit kutusuyla bile müzik yapmaya hazırlıklı bir müzikçi. "Bugüne kadar oda müziği toplulukları için yazmıştım, şimdi orkestra eserleri yazmak için elimin kaşındığını hissediyorum" diyor.

Devamını oku...
 
FAZIL SAY / İlk operam 2015'te Münih'te sahnelenecek

ImagePiyanist, besteci Fazıl Say'ın en verimli yıllarından biriydi 2011. Genişletilmiş orkestra için Mezopotamya adlı 55 dakikalık senfonisini bitirdi. Klarnet konçertosu Hayyam, 13 Temmuz'da Avrupa'nın önemli festivallerinden Schleswig Holstein'nda ilk kez seslendirildi. Ney ve flüt konçertosu Hezarfen, 2012 Martı'nda Mannheim'da dinleyici önüne çıkacak. Polemikler ve hakaretlere öfkelendikçe besteciliğinin bilendiğini söyleyen Say, 2012'de üçüncü senfonisini ve ilk operasını yazmaya başlayacak. 2011'in son günlerinde Klarnet Konçertosu'nun Türkiye prömiyeri vesilesiyle konuştuğumuz Say "Bu eserde Hayyam'ı ve Hayyamlaşmayı anlattım" diyordu.

Devamını oku...
 
SUNA KAN / Bulunduğum coğrafyanın algı düzeyini, dinleyici beğenilerini gözetmek zorundayım

ImageYaklaşık 30 yıl önce “Şiirin Uçbeyi” Ece Ayhan röportaj için kemancı Suna Kan’la bir araya gelmişti. Daldan dala atlayan sohbetleri Ayhan’ın derinlemesine müzik ilgisini, Kan’ın beklenmedik soruları cevaplama yeteneğini sergiliyor. Röportaj Suna Kan’ın şu cümlesiyle bitiyor: “Dinar Bandosu kursam İlhan Usmanbaş tambur majör, İdil Biret tuba çalardı, ben ise zil!”

Devamını oku...
 
JİRİ BARTA / Tel yerine bağırsak kullanılan barok çello ufkumu açtı

ImageÇek çellist Jiri Barta,Bach Günleri kapsamında 17 ve 18 Eylül’de konser vermek üzere İstanbul’a geldi. Bach'ın solo çello repertuvarının zirvesi kabul edilen, toplamı 135 dakikayı bulan altı süitini iki konserde seslendirdi. 15 yıldır tüm süitleri seslendirdiği Bach maratonları koşan Barta, beş yıl önce de bu eserleri kaydetmişti. Barta "Her çalışta yeni ayrıntılar keşfediyorum, iki yıl içinde yepyeni bir anlayışla yeniden kaydetmek istiyorum" diyor.

Devamını oku...
 
BENYAMİN SÖNMEZ / Dünyanın ikinci bir Gutman ve Rostropoviç'e ihtiyacı yok

ImageMistislav Rostropoviç’in “kuşağının önde gelen viyolonselcilerinden, tartışılmaz yetenek” olarak değerlendirdiği Benyamin Sönmez, 14 yaşında Ankara Devlet Konservatuvarı sınavına girdiğinde şu değerlendirmeyle karşılaşmıştı: “Sıfır yetenek, bu çocukta kulak yok!” Azmetti, ertesi yıl sınavı kazandı, ilk fırsatta yurtdışına çıkıp Natalia Gutman’ın öğrencileri arasına girdi. Moskova Konservatuvarı’nda okudu, Rostropoviç’in huzurundaki yarışmada ödül kazandı. 2008 Haziranı'nda İstanbul Müzik Festivali’nin açılış konseri öncesi konuştuğumuzda “bu topraklarda yaşayıp, ülkemin yurtdışındaki kültür elçisi olacağım” diyordu. Sönmez'i 1 Aralık 2011'de kalp krizi sonucu 28 yaşında kaybettik.  

Devamını oku...
 
BÜLENT BEZDÜZ / Bay La Forza del Destino
Bülent Bezdüz gibi hayatı içiçe geçmiş şans ve şanssızlıklarla örülen sanatçıya az rastlanır. Müzik serüveni, Verdi’nin ünlü eseri La Forza del Destino (Kaderin Gücü) benzeri opera konusu olabilecek kadar zengin. Bezdüz, 1989’da, bağlama çalıp türkü söyleyen, 22 yaşında meslek lisesi torna, tesfiye bölümü mezunu bir gençti. Bugün ise İngiltere ve Fransa’da şöhreti hızla artan bir lirik tenor. Kaydına katıldığı iki albüm, toplam dört Grammy ödülü kazandı. Londra Senfoni’den, Concert Gebouw’a birçok orkestrayla konser verdi. Üstelik tüm bunları Mersin’de yaşayıp, Devlet Operası’ndaki görevini sürdürürken yaptı. Son olarak 2007’nin mayıs ve haziran ayında İskoç Ulusal Operası’nın İngiltere’de sekiz kez sahnelediği Lucia di Lammermoor’da Edgardo rolünde sahneye çıktı. İngiltere, İsveç ve Belçika’daki operalardan 2010’a kadar sürecek rol teklifleri aldı. Türkiye’ye dönen sanatçıyı, temmuzun ilk gününde Mersin’deki evinde yakaladık. Şehrin sıcaktan kavrulduğu bir ikindi vakti, tam 4,5 saat hayatı ve hayalleri üzerine konuştuk.
Devamını oku...
 
OLGU KIZILAY / Fark ayrıntılarda saklıdır

ImageSaçlarını kısa kestirip, sahneye jöleli çıktığı için BİFO üyeleri, dinleyicileri ona “Bay Kirpi” diyor. 34 yaşındaki Olgu Kızılay, Borusan Dörtlüsü ’nün ikinci kemancısı. Dörtlünün en sivri dilli, ayrıntılara en fazla önem veren üyesi. Çocukluğunda birbiri ardına yaşadığı iki travmaya karşın, hayata tutunmayı başardı, yeteneğini Fransız orkestralarında kanıtlayıp, Türkiye’ye oda müziği yapmak üzere döndü.

Devamını oku...
 
TERESA BERGANZA/ Şancı için sesi tutkulu aşık gibidir, mutluluk kadar acı verir
İspanyol mezzo soprano Teresa Berganza 1960'lardan bu yana divaların divası. 10 yıl önce "şefler, rejisörler işlerini ciddiye almadığı için" operayı terketti. Sadece resital veriyor. Billur sesli, bilge kişilikli bir büyükanne Berganza. 68 yaşında. Kendini "enstrümanını kalbinde taşıyan müzikçi" diye tanımlıyor. Hayata, insanlara karşı hep şevkatli. Bu nedenle opera dünyasında kişiliğiyle efsaneleşti; Maria Callas bile onu kardeş gibi sevdi. 2001 Şubatı'nda Türkiye'ye geleceğini duyunca, çevirmen arkadaşım Rina Altaras'la Madrid'deki evinden aradık. "Carmen'den özgürlüğü öğrendim. Ruh ve vücut olarak kişiliğine büründüm. Onun gibi olmaya karar verdim" diyordu.
Devamını oku...
 
JUNE ANDERSON / Şipşak çorba çağında opera sanat olmaktan çıktı, endüstriye dönüştü
Dünyanın önde gelen lirik koloratur sopranolarından June Anderson sesi kadar kaprisiyle de ünlü. Leonard Berstein'a sahnede sigarayı yasaklayan, en küçük terslikte konsere çıkmayı reddeden Anderson'ın müzik çevrelerindeki ismi "zor kadın." Ona sorarsanız "zor" sözcüğü yanlış kullanılıyor. Doğrusu "talepkar." Tek isteği her şeyin mükemmel olması. Aryaları özgün dilinde anlayarak söyleyebilmek uğruna yedi dil öğrenen çalışkan bir divayı Napoli'den yaptığımız 55 dakikalık telefon röportajında tanımaya anlamaya çalıştık.
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 91 - 100 Toplam: 206
spacer.png, 0 kB