spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
Halk Müzikleri
ARİF SAĞ / Anadolu müziğinde oryantalizm yoktur

"Buzuki Yunan’ın elinde harika bir çalgıdır. Ama bağlamayı buzuki ya da klasik gitar gibi çalarsanız enstrümanınıza ihanet edersiniz" diyor Arif Sağ. Yeterince olgunlaşmadan, çalgısını, müziği tanımadan ortaya çıkan gençlere fena halde kızıyor. Bu arada kendisi de sazın sapını kısaltıp, flamenkocularla konser verdiği, bağlamayı konçerto solisti yaptığı için eleştiri odağı. 2002’de İstanbul’da flamenkocu Gerardo Nunez’le vereceği konser öncesi Sağ’la buluştuk, müzikteki hassas konuları konuştuk.

Devamını oku...
 
AŞIK VEYSEL / İlk şiirimi Atatürk için yazdım

ImageSaz çalıp para kazanmak için şehir şehir gezen Aşık Veysel 'in yolu 1956'da Dinar'a düşmüştü. Dört günde dört konser verdi. Bu konserlerden birinde şair Nedred Gürcan’la yaptığı sohbet diktafona kaydedildi. Konuşmanın bir bölümü yine şair Nedret Gürcan tarafından Dinar’da 1954-57 yılları arasında yayımlanan Şairler Yaprağı dergisinde yer aldı. İşte bu konuşmada Aşık Veysel, sonraki yıllarda adı kullanılarak üretilen pek çok hurafeyi aydınlığa kavuşturuyor.

Devamını oku...
 
İLDA SİMONİAN / Aşık olduğum şarkıları söylerim

ImageVişne çiçeğine, işveli sevgiliye, acımasız aşığa, doğulan topraklara, yeni doğmuş bebeğe sevgiyle seslenen, kaybedilen dostlara ağıt yakan Ermeni halk ezgilerini seslendiriyor İlda Simonian. "Ben aşık olduğum türküleri söylerim" diyor. 16 yıldır Hollanda'da yaşayan, yaklaşık 10 yıldır dünyanın dört bir yanından Ermeni ezgileri toplayan Simonian, konser izleyicilerinin ısrarı üzerine ilk albümünü kaydetti. "İzler"den sonra iki yeni albüm çalışması sırada bekliyor.

Devamını oku...
 
MUSA EROĞLU / Klarnetteki zor nağmeleri bağlamayla çalınca lakabım Uçan Parmak oldu

ImageMihriban ve Halil İbrahim’le belleklere kazınan Musa Eroğlu, 50 yıldır halk müziğinin içinde. Sazıyla, yorumlarıyla, besteleriyle daha şimdiden unutulmazlar arasında yerini aldı. Titiz bir derlemeci, radikal bir düzenlemeci aynı zamanda. 1996’da “Halil İbrahim” klibi televizyonlarda dönmeye başladığında kapısını çalan Aktüel muhabiri Murat Tunalı’ya günümüz ozanlarının eleştirel işlevlerini yerine getiremediklerini söylemişti. “Çünkü Dadaloğlu çıksa, sesini halka ulaşmadan keserler. Aydın kesimin konuşmadığı bir toplumda ozanın mesajını  halka ulaştırması mümkün değil” demişti.

 

Devamını oku...
 
YAVUZ TOP / Dün padişahın şeytanları vardı, bugün halkın soytarıları
17 yaşında İstanbul Radyosu’na bağlama sanatçısı olarak giren Yavuz Top, uzun yıllardır Türk Halk Müziği’ni çokseslendirme çalışmaları yapıyor. Iklığ ve bağlamadan hareket ederek farklı ses renklerine sahip enstrümanlar geliştiriyor. Bas bağlama bu çabanın sonucunda ortaya çıkmıştı. Yavuz Top’la 1998 Temmuzu’nda Ulaş Özdemir, müzik serüveni ve geleneksel müziğe bakışı üzerine konuşmuştu.
Devamını oku...
 
CEMİL KOÇGÜN / Kızılbaş ezgileri vecd halinde okunur, söylerken ruh yolculuğu yaşanır
Almanya’da doğan, yaşayan Cemil Koçgün, Tunceli’nin dağ köylerindeki pirlerden, dedelerden derlediği mistik türküleri söylüyor. Zazaca, Kırmançe, Türkçe bu ezgiler Kürt Alevilerin, yani Kızılbaşların dinsel müziği. Albümüne arınmak anlamında Heya adını vermiş. Kristal berraklığında kaydedilen cura, bağlama, gitar, duduk ve insan sesini, etkileyici bir sadelikle kullanıyor. “Heya gönlü açık herkese hitap ediyor. Kızılbaş kültürüne önyargıyla yaklaşanların da dinleyip kendilerinin karar vermesini arzu ediyorum” diyor.
Devamını oku...
 
AŞIK VEYSEL / Yalnız başımıza kaldık
1964 yılında, İstanbul’a gelmişti Aşık Veysel. Sirkeci’de küçük bir otelde kalıyor, sağlık sorunlarını çözmek için uğraşıyordu. Arayanı, soranı yoktu. Henüz Fikret Kızılok, Esin Afşar onun ezgilerini keşfetmemiş, Türk Halk Müziği dışındaki geniş dinleyici kitlelerine mal etmemişti. Akşam Gazetesi’nden genç muhabir Yener Süsoy, Veysel’i otelde ziyaret etti, dertlerini dinledi. 2006’nın son gününde aramızdan ayrılan Süsoy’un yayımlanan ilk röportajıydı bu. Yıllar sonra Veysel’in kızı, damadı ve torunuyla buluşmuş, anılarını dinlemişti. Bu röportaj da Hürriyet’te yayımlanmıştı. İşte iki röportaj birden...
Devamını oku...
 
JEROME CLER / Denizli'nin çoban ezgilerini Sorbonne Üniversitesi'ne taşıyan müzikolog
Müziksever ortaokul öğretmeni Jerome Cler'in, Çameli yaylalarında yaşayan köylülerle 16 yıl önce kurduğu sağlam dostluk köylülere uluslararası şöhret, Cler'e doktora ve Sorbonne Üniversitesi'nde doçentlik getirdi. 1994'ten bu yana Radio France, Cler'in kayıtlarından üç CD yayımladı. Bunlardan biri Fransa'da Diapason d'Or ödülü aldı. Yayla müzikçilerinin hayatı belgesel oldu; Avrupa'yı dolaşıp konser, Sorbonne'da ders verdiler. Gideniz ve Masıt havalarının dünyaya duyulması için çaba harcayan, ölen müzikçilerin yerine gençlerin yetişmesini sağlayan Cler, kendini bu geleneğin yaşaması konusunda sorumlu hissettiğini söylüyor. "Yayla" ekibinin Türkiye'deki ilk albümü, Fransa'dan 13 yıl sonra, 2007’nin ilk günlerinde yayımlandı. Cler ve Yayla ekibiyle dostluklarını, müzik serüvenlerini konuştuk.
Devamını oku...
 
ALİ EKBER ÇİÇEK/ Bölücülük endişesiyle TRT'de deyiş okutmazlardı, çocuktum ilk kez ben okudum
Türk Halk Müziği'nde Alevi tavrının unutulmaz ozanı, derlemeci, "Haydar Haydar"ın bestecisi Ali Ekber Çiçek, 2006 ilkbaharında, 71 yaşında ayrılmıştı aramızdan. Sadi Yaver Ataman, Muzaffer Sarısözen gibi çok önemli halk müziği araştırmacılarının tedrisatından geçen Çiçek, TRT'de 35 yıl sansür koşullarında çalışmasına karşın ruhunu korumayı başarmıştı. Yurtdışında fark edilmekten mutlu, Türkiye'de görmezden gelinmekten dolayı üzgündü. 1997'de Aktüel'den Kürşad Oğuz'la yaptığı söyleşide Columbia, Michigan'daki üniversitelerde eserlerinin incelendiğini anlatıyor ve şöyle diyordu: "Bugün ölsem gam yemem. İlelebet yaşayacağım. Türkiye'de kim sazın teline tın diyorsa, orada Ali Ekber Çiçek vardır."
Devamını oku...
 
SUREN ASADURYAN / Dudukçunun iyisi dinleyicisini hem ağlatır hem de oynatır
2007’nin ilk günlerinde MÜYAP'ın açıkladığı, “bandrol satışlarına göre müzik piyasasında en çok satılan albümler” listesi çoğu müzikseveri şaşırttı. Birçok ünlünün CD satışı 100 bini aşamazken, bilinmeyen isimlerin albümlerinin yüksek satış rakamlarına ulaştığı çıktı ortaya. Ermeni dudukçu Suren Asaduryan, 190 bin satan "Seneler" albümüyle listenin 11'nci sırasında yer aldı. Kenan Doğulu, Nazan Öncel, Sezen Aksu, Hande Yener'i geride bıraktı. Daha önce Erkan Oğur'la kaydettiği "Bir Ömür Sadece" ve Yansımalar'la hazırladığı "Vuslat"ın toplam satışları da 60 bin'i buldu. 23 Şubat’ta Hrant Dink'in cenazesine katılmak üzere Erivan'dan gelen müzikçiyle, tören sonrası buluştuk. Kayısı dalına sihir üflemenin inceliklerini konuştuk.
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 21 - 30 Toplam: 45
spacer.png, 0 kB