spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
Klasik Türk Müziği
ZEKİ MÜREN / Beni musikiye sevk eden senin plaklarındı Müzeyyen Abla

ImageMüzeyyen Senar’dan sahne dersleri alan Bursalı genç şarkıcı Zeki Müren, Perihan Altındağ’ın rahatsızlanması sayesinde radyoda ilk konser fırsatını yakalamıştı. Ardından ikinci konser gelmişti. Müren’in dikkat çekmesi üzerine, Senar öğrencisine gazinolarda üç konser ayarladı. Bu arada “reklam için” onunla geniş bir röportaj yaptı. 20 yaşındaki Müren “Besteciliği tercih ederim” dese de, hocası onu sahneye çıkarmaya kararlıydı…    

Devamını oku...
 
GİRİFTZEN ASIM BEY/ Mevlevi şeyhi ayinde “Taksimi Asım’a bırakın” dediğinde 14 yaşındaydım

ImageNeye benzemekle birlikte icrası daha zor bir çalgı olan giriftin büyük virtüözüydü Asım Bey. Bestelerini, icralarını sultanlar alkışlamıştı. 1929’da geriye 24 çocuk ve sayısız eser bırakarak ölmeden kısa süre önce hayatını Vatan gazetesine anlatmıştı.  

Devamını oku...
 
ERCÜMENT BATANAY/ Tanburum çok hassas sazdır, sevdiği eşiği değiştirirsen uyum sağlayamaz

Tanburi Cemil'in geliştirdiği yaylı tanburu uzun yıllar sahnede kullanan, geliştiren bir ustaydı Ercüment Batanay. Mesud Cemil’in öğrencisiydi, sahneye ilk kez Münir Nureddin’in girişimiyle çıkmıştı. Hayatı boyunca Maksim Gazinosu'nun sahnesinden geçen birçok ünlü şarkıcıya eşlik etti. 1970’de geçirdiği kaza nedeniyle elindeki titremeler artınca 1996’nın 10 Kasım’ında jübile konseriyle müziğe veda etmişti. Batanay 2004’te, 77 yaşında aramızdan ayrıldı. Jübile konseri sonrasında, hayatını ve yaşadıklarını Aktüel’den Kürşad Oğuz’a anlatmıştı.

Devamını oku...
 
SADİ HOŞSES / İlk radyo konserimde şarkıyı kadın sesinden okuttular

Image1930’larda TRT Radyosu’nda solist olarak adını duyuran Sadi Hoşses, 1994’te 82 yaşında, geriye 59 şarkı bırakarak hayata veda etmişti. 1951’de, şöhretinin doruğunda, renkli anılarını Radyo Dünyası dergisine anlatmıştı.

Devamını oku...
 
SADETTİN KAYNAK / Gazinoda şarkımı söyleyenler telif vermiyor, hiç değilse eserlerimi katletmesinler

Imageİlahiyat Fakültesi mezunu Hafız Sadettin Kaynak 31 yaşında besteciliğe başlamış, 10 yılda popüler olmuştu. 1941’de gazeteci Hikmet Feridun Es kapısını çaldığında 45 yaşındaydı. "Saçlarıma Ak Düştü", "Dizlerine Kapansam" gibi şarkıları dilden dile dolaşıyordu… “Şarkının tutması için yürümesi, koşması gerekir” diyordu.  

Devamını oku...
 
DENİZKIZI EFTALYA / Kıbrıs’ta beni gerçek denizkızı sanıyorlarmış, sahnede protesto ettiler

ImageAtanasia Yeorgiadu, namı diğer Denizkızı Eftalya’nın müzik macerası Büyükdere’de, babasıyla mehtap akşamlarında söylediği şarkılarla başlamıştı. Sonra Galata kahvelerine, Kuşdili Çayırı’ndaki panayırlara uzandı. Bestekar Sadi Işılay’la evlenmesi kaderini değiştirdi. Adına şarkılar yazıldı, Atatürk’ün sofrasına davet edildi. Eftalya, 1935’te, 44 yaşına geldiğinde Taksim’de apartman yaptıracak kadar zengin olmuştu. Ölümünden 4 yıl önceki röportajda Kıbrıs’ta yaşadığı tuhaf olayı ve sahne tutkusunu anlatıyor.

Devamını oku...
 
SELAHATTİN İÇLİ / Türk müziğinin değerlerini koruyup, kurallara isyan etmek arzusuyla yola çıktım

Image17 yaşında yazdığı şarkı amcası Şerif İçli tarafından beğenilip, Ankara Radyosu'nda yayımlanınca Klasik Türk Müziği ve bestecilik Selahattin İçli için tutkuya dönüşmüştü. Tıp öğrenimi görmesine karşın, müziğe ilgisini sürdürdü. Özellikle şarkı formunun mükemmelleşmesi için çaba harcadı. 2006'daki bu kısa röportajda müzik serüvenini anlatıyor, sorunlar üzerine görüşlerini sıralıyor.

Devamını oku...
 
ŞÜKRÜ TUNAR / Geçit töreninde askerin elinde klarnet gördüm, görüş o görüş

ImageBirinci Dünya Savaşı yıllarında Edremit’te klarnet çalmaya başlayan Şükrü Tunar, 13 yaşında bir gezici tiyatro kumpanyasına katılıp İzmir’e gitmişti. İstanbul’da Üsküdar Musiki Cemiyeti’ne girdikten sonra besteci ve icracı olarak şöhret basamaklarını tırmandı. Yılmaz Öztuna’nın değerlendirmesiyle “bilinen en iyi klarnetçi” Tunar, 1962’de, bir gazino sahnesinde 55 yaşında kalp krizine yenildiğinde geriye 75 beste kaldı.

Devamını oku...
 
M. NURETTİN SELÇUK / Sadullah Ağa’nın şahane eserini piyasada yılışık ağızlarla okuyorlar

ImageBesteci Osman Nihad, Münir Nurettin Selçuk ile 1950’nin sıcak bir yaz gününde Moda Deniz Kulübü’nde buluştu, üstadın eserleri, müziğe bakışı, müzik piyasası üzerine konuştu. Selçuk bu röportajda “Musikimizin kurtulması için her şeyden evvel aklımıza piyasa musikisi değil, Türk musikisi gelmelidir” diyor. Konservatuvarların etkin rol üstlenmesi gerektiğini söylüyor. Müzisyenlerin Mısır’daki gibi sendika kurmasını öneriyor.

Devamını oku...
 
NECDET YAŞAR / Niyazi Sayın'la ses uyumumuzun sırrı Sarıkız'da saklı

ImageOtuz yıldır konser vermeyen, kayıt yapmayan neyzen Niyazi Sayın ve tanburi Necdet Yaşar ikilisi, 1953-1980 arasındaki çalışmalarıyla müzik çevrelerinde bir efsane olarak anılıyor. 2006'ya kadar amatör kayıtları elden ele dolaşırdı. Bugün plakçı raflarında Şenol Filiz ve Birol Yayla'nın girişimiyle hazırlanan bir albüm bulunuyor sadece. 2010 Şubatı’nda, Kültür Bakanlığı'nın “2009 Kültür ve Sanat Büyük Ödülü” vesilesiyle iki ustanın kapısını çaldık, 57 yıllık serüven üzerine konuşmak istedik. Niyazi Sayın, hastaydı. Telefon konuşmamızda "İkilimiz neyle tanburun buluşması değil, bir gönül birlikteliğiydi" demekle yetindi. Necdet Yaşar'ı ise karlı bir İstanbul sabahında ziyaret ettik. Tanburi Cemil'den kalan hatıraların arasında, gönül telimizi titreten müziğin sırrını anlattı.

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 41 - 50 Toplam: 62
spacer.png, 0 kB