spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
Çeviri ve Derlemeler
KEITH JARRETT / Yeni bir aşkın ortasındayım

ImageAmerikalı piyanist Keith Jarrett 1996’da, Standards Üçlüsü’yle İstanbul Caz Festivali’nde çaldığı günlerde, müzik hayatında kritik bir dönemecin eşiğindeydi. Şöhrete kavuşmasını sağlayan solo konserleri bırakmaya karar vermişti. Gelecek için önemli planları vardı. Fakat İstanbul’dan ayrıldıktan kısa süre sonra kronik yorgunluk ve bağışıklık yetmezliği sendromuna yakalandı. Virütik olduğu düşünülen sendrom nedeniyle elini kıpırdatacak enerjisi kalmadı. Ardından 20 yıllık eşi evi terk edince derin bir şok yaşadı. Bu dönemde geçmişteki kayıtları birbiri ardına yayımlanıyordu, durumu uzun süre fark eden olmadı. 2008’de Londra ve Paris solo konser kayıtları “Vasiyet” başlığıyla yayımlandığında yaşadıkları ortaya çıktı. Üstelik bunları albüm notlarında kendisi yazmıştı. İşte 2012 Temmuzu’nda bir kez daha üçlüsüyle İstanbul’a gelen Jarrett ’ın bir zafer, birer boşanma ve aşk, 15 albüm sığdırdığı son 16 yıllık öyküsü...  

Devamını oku...
 
GIYA KANCHELI / En büyük trajedi müzik yazmaktır

ImageGiya Kancheli, son 10 yılda Avrupa ve Amerika’da adından en çok bahsedilen çağdaş bestecilerden biri. Yedi senfonisi, requem ve operalarıyla tanınan Gürcü sanatçının Türkiye’yle ilişkisi 1991’de talihsiz bir olayla başladı, bu şekilde devam etti. İlk gelişinde Düzce’de korkunç bir trafik kazası geçirip bir hafta Taksim İlkyardım Hastanesi’nde yatmış, İstanbul’dan ambulans uçakla ayrılmıştı. 2012 İstanbul Müzik Festivali’nin açılışında genç çellist Benyamin Sönmez’in kemancı Gidon Kremer’le seslendireceği bir eser yazıyordu. Fakat Sönmez 28 yaşında, kalp krizinden hayata veda etti. Kancheli, Sönmez’e ithaf ettiği “Lingering”in dünya prömiyerine katılmak ve Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü almak üzere 2012 Haziranı’nda İstanbul’a geldi.

Devamını oku...
 
MARTHA ARGERICH / İflah olmaz çocuk

ImageEgzantrik kişiliği, sahne ve kalabalık korkusu dahil fobileri, evlilikleri, genç aşıkları, skandal yaratan konser iptalleri, özgüven krizleri, kansere karşı yürüttüğü uzun mücadelesiyle son 40 yılın en çok konuşulan piyanistlerinden biri Martha Argerich. Prokofiyef, Chopin yorumlarıyla hafızalara kazınan, Beethoven, Ravel yorumlarıyla Grammy kazanan piyanistin Türkiye'de konser vermesi için festivaller, kültür merkezleri yıllardır uğraşıyordu. Onu ilk kez ağırlamak, 2011'in ilk günlerinde İstanbul'daki Boğaziçi Üniversitesi'nin konser salonu Albert Long Hall'a nasip oldu...     

Devamını oku...
 
RADU LUPU / Yorum ikna edici ve spontan değilse değeri yoktur

ImageDavranışlarıyla, yorumlarıyla müzikseverleri hayrete düşüren Glen Gould, Ivo Pogorelich gibi sıradışı bir virtüöz Radu Lupu. Fransız müzik eleştirmeni Michel Schneider'a göre "günümüzün en otistik piyanisti." Adeta bir koza içinde yaşıyor, gazetecilerden kaçıyor, sahnede piyano taburesi yerine ofis iskemlesine oturup dinleyicisiyle asla temas kurmuyor. Schumann yorumlarıyla 1995'te Edison Ödülü alan Lupu, 2010 Haziranı'nda İstanbul'a geldi ve bestecinin 200'üncü doğum günü nedeniyle piyano konçertosunu seslendirdi.

Devamını oku...
 
MİDORİ / Süper kemancı, piyanist Özgür Aydın'la dünyayı dolaşıyor

Image1982 yılbaşında, New York Filarmoni'nin özel konserinde şef Zubin Mehta'nın dinleyicilere sürpriziydi Midori. 11 yaşında bir kız çocuğuydu, dinleyicileri Paganini'nin konçertosuyla büyülemişti. Fakat ismi dört yıl sonra Leonard Bernstein yönetiminde Boston Senfoni Orkestrası'yla sahneye çıktığında efsaneleşti. Konçerto çalarken iki kez arka arkaya kemanının teli kopunca paniğe kapılmadan konseri sürdürmesi, bir orkestra üyesinden sahnede ödünç aldığı kemanla eseri tamamlaması dilden dile dolaştı. Konserin video kaydı bugün bile You Tube'de ilgiyle izleniyor. Bugün 40'ına merdiven dayayan Midori, geçen yıldan bu yana ikili çalışmalarını piyanist Özgür Aydın 'la sürdürüyor. 2008 ve 2009'da Japonya turnesine çıkan ikili, bu yılın başından beri Avrupa ve ABD'de 17 konser verdi. İkili 2010 Kasımı'nda İstanbul'a uğradı, Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall'da bir konser verdi.

Devamını oku...
 
JACQUES BREL / Hayat yoğun yaşanmalı, yoksa insanın varlığı biyolojik bir kazadan öteye geçemez

ImageFransız ozan Georges Brassens ona “Başkeşiş” adını takmıştı. Belçikalı besteci Jacques Brel aştan, kadınlardan, umutsuzluklardan bahseden tutkulu şarkılarıyla 1958 sonrasında tam 20 yıl tüm dünyada ilgiyle dinlendi. Tek sözcük Fransızca bilmeyenler bile şarkılarını ölesiye sevdi. Brel, 1972’de “Bundan sonrasında sadece kendimi tekrar ederim” deyip ıssız bir adaya yerleşmişti. Beş yıl sonra yeni bir albüm ve akciğer kanseri haberiyle döndü. 9 Ekim 1978’de, 49 yaşında hayata veda etti. Sadakatı en yüce duygu, insanlığın satılığa çıkarılmasını yeryüzündeki en büyük kirlilik olarak niteleyen Brel’in 42 yaşında söylediklerini okuyunca, dünyanın ne kadar önemli bir bilgeyi kaybettiğini göreceksiniz.  

Devamını oku...
 
HERBIE HANCOCK / Müzik insanlığın gelişmesine hizmet etmiyorsa değeri yoktur

ImageCazın maceraperest virtüözlerinden Herbie Hancock, 70'inci yaşını pop yıldızlarını çağrıştıran iddialı bir projeyle kutluyor. Sting, Peter Gabriel, Bob Geldof'un geçmişte yaptığı gibi, farklı uluslardan, farklı alanlardan ünlü müzikçileri bir araya getirip "Imagine" albümünü hazırladı. Pink, Seal, Chaka Khan, James Morrison, Wayne Shorter'ın da yer aldığı albüm, John Lennon'ın ünlü bestesiyle açılıyor, ismini de bu şarkıdan alıyor. "Dünyaya baktım ve müziği insanlığın gelişmesi için nasıl kullanabilirim, diye düşündüm. Bu albümü hazırladım" diyen Hancock, tüm müzikseverleri sosyal, etnik, dinsel farklılıklara saygı göstermeye, birlikte yaşama kültürünü savunmaya çağırıyor. 24 Ekim 2010’da yeni albümünün tanıtım turnesine İrlanda'dan başlayan Hancock, iki gün sonra İstanbul’a geldi.

Devamını oku...
 
ALFRED BRENDEL / İstanbul'daki ilk konserimde sahneye çıkıp, miyavlayan kediyi unutamadım

ImageAlfred Brendel , 40 yıl önce İstanbul'daki ilk konserinde sahneyi davetsiz bir kediyle paylaşmış, daha sonra bu olayı anılarında yazmıştı. Sonraki yıllarda, festivaller, kültür merkezleri defalarca davet ettiği halde Türkiye'ye uğramadı. Beethoven, Schubert, Mozart kayıtlarıyla klasik müzik tarihine damgasını vurup geçen yıl konserlerine son veren piyanist, şimdilerde şiir ve deneme kitapları yazıyor. 2009 Ekim'inde özgür kedileriyle ünlü Boğaziçi Üniversitesi'ne geldi. Albert Long Hall'da önce kısa bir basın toplantısı düzenledi. Ardından tüm müzikseverlere açık bir söyleşi-konser gerçekleştirdi. Neyse ki bu kez konu kedi sürprizine uygundu: "Klasik Müzikte Nükte."

Devamını oku...
 
ROLAND DYENS / Klasikçilerin çoğu vampir gibidir

ImageTunus doğumlu Fransız klasik gitarcı Roland Dyens sivri dilli, sıradışı bir müzikçi. Paris Konservatuvarı'nda öğretim üyesi olmasına karşın, akademisyenleri yerden yere vurmaktan çekinmiyor. Klasikten asla vazgeçmeyeceğini söyleyip, fırsatını bulduğunda klasik müzik çevrelerini çok öfkelendirecek yorumlar yapıyor. Bestelerinde sürekli yeni anlatım biçimleri arayan Dyens, İstanbul'da da Hector Villa Lobos, Ariel Ramirez, Pixinguinha'nın eserlerinin yanı sıra emprovizasyonlar yapacak, kendi bestelerini seslendirecek. İşte kendi ağzından "kışkırtıcı" bir gitarcının portresi.   

Devamını oku...
 
KEITH JARRETT / Melodi öldü, çünkü bugünün kültürü melodiyi hak etmiyor
Üç yaşında "harika çocuk" olarak girdi müzik dünyasına. Önce klasik, sonra caz eğitimi gördü. İlk konserini verdiğinde yedi yaşındaydı. Charles Lloyd, Art Blakey, Miles Davis gibi öncü cazcıların gruplarında ustalaştı. 1972'de adını efsaneleştiren solo konserlere başladı. Hiçbir ön çalışma yapmaksızın konsere çıkıyor ve saatlerce doğaçlama çalıyordu. 1993’te üçüncü kez İstanbul’a geldi, CRR Konser Salonu’nda aynı teknikle bir konser verdi. Bu vesileyle Jarrett’ın 45 yılda kat ettiği uzun yola göz attık.
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 31 - 40 Toplam: 49
spacer.png, 0 kB