spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
Çeviri ve Derlemeler
VLADİMİR HOROWİTZ / ABD'deki ilk konserde yıldırım gibi Çaykovski çaldım, Rahmaninof hiç hoşlanmadı

ImageGeçen yüzyılın en önemli piyanistlerindenVladimir Horowitz 1989 Kasımı’nda, 86 yaşında öldü. Kendisi kadar ünlü olan radyocu, Juilliard Akademisi öğretim üyesi David Dubai ile yaptığı uzun bir söyleşide hayatının önemli noktalarını anlatmıştı. Peobody Ödülü’nü alan bu röportajı, Horowitz’in ölümünden bir ay sonra Gösteri Dergisi, Leyla Pamir’in Türkçesiyle yayımlamıştı. Röportajda Rahmaninof, Prokofiyef gibi bestecilerle dostluklarını anlatan piyanist, icra sırasında eserleri değiştirmekten zevk aldığını söylüyor. Söz Liszt’in 2. Piyano Konçertosu yorumundan açıldığında ise sözünü hiç sakınmıyor: "İtiraf ediyorum, ben çok kötü bir adamım. Bu yapıtın da biraz sonunu, biraz başını, biraz da orkestrasyonunu değiştirmeyi her zaman istemişimdir."

 

Devamını oku...
 
RON CARTER / Solo yapmam gerekmez, bir saksofoncuyu uçurmaktan zevkli ne olabilir

ImageCazın bilge kontrbasçısı Ron Carter'ın madalyaları saymakla bitmez: İki onursal doktora, iki Grammy, klasik müzikte efsanevi şef Leopold Stokowski'den, cazda ise Coleman Hawkins, Canonnball Adderley gibi ustalardan kucak dolusu övgü... 1963-68 arasında Miles Davis'in unutulmaz dörtlüsünde bas çalan Ron Carter, o tarihten bu yana 40 civarında albüm kaydetti, yaklaşık 2500 albümde çaldı. Uzun yıllar Miles Davis anısına hazırlanan projelerden uzak durmuştu. 2006’da, 70 yaşının eşiğinde, "Sevgili Miles" albümünü hazırladı. O günlerden hafızasında kalanları piyanolu dörtlüsüyle yeniden şekillendirdi. Japonya'dan Latin Amerika'ya konserlerini sürdüren Carter, 2008 Ekimi’nde tam 12 yıl sonra bir kez daha İstanbul'a uğruyor.

Devamını oku...
 
BRAD MEHLDAU/ Piyanodaki genç Werther
Charlie Haden'ın "Yaratıcılığı en fazla ciddiye alan, müziğe derinlemesine bakabilen tek genç cazcı," Wayne Shorter'ın ise "Kalkacak ilk uzay gemisinin kaptanı" dediği piyanist Brad Mehldau caz eleştirmenlerine göre 1960'lardan bu yana caz dünyasına giren en yaratıcı piyanist. 1997 sonrasında birbiri ardına yayımlanan beş "The Art of The Trio" albümüyle iddialı bir başlangıç yaptı. Ardından solo albümü "Elegiac Cycle"da Bill Evans'ın "Conversation With Myself"ini çağrıştıran zorlu iç keşif serüvenine tanık olduk. Özel hayatı da Evans'ınki gibi dalgalı olan Mehldau çok nadir röportaj veriyor. Ufuk açan triosuyla 2001 ve 2003'te İstanbul Caz Festivali'ne gelmişti. Eski defterleri karıştırdık, 1999'da Down Beat ve Jazizz dergisinde yayımlanan iki röportaj çıktı, metinleri harmanladık.
Devamını oku...
 
DAVID GILMOUR/ Pink Floyd'un gitarcısı 60 yaşında cümbüş çalmaya başladı
Kim derdi ki Zeynel Abidin Cümbüş'ün 1929'da Beşiktaş'taki dükkanında geliştirdiği enstrüman bir gün Pink Floyd'un ses yelpazesine katılacak. Beklenmeyen oldu, David Gilmour yeni albümünde cümbüş çaldı. 6 Mart'ta yayımlanan "On an Island"da gitarcıya, Pink Floyd'dan Rick Wright'ın yanı sıra Graham Nash, David Crosby gibi isimler eşlik ediyor. Gilmour "Dinleyici beklentileri nedeniyle Pink Floyd büyük bir ruhsal yüke dönüşmüştü. Artık eskisi kadar hırslı değilim. Part time solo sanatçı olmak yetiyor. Tepemde dev bir salyangoz kabuğuyla dolaşmaktan kurtuldum" diyor.
Devamını oku...
 
CESARIA EVORA/ Hüzünlü okyanus rüzgarı
Atlantik Okyanusu'nun maviliklerinde kaybolan çöl misali 10 küçük adacık son yıllarda Çıplak Ayaklı Diva sayesinde birden şöhrete kavuştu. 47'sinde Cape Verde'de keşfedilen, 53'ünde Fransa'da uluslararası şöhret haline gelen Cesaria Evora'ın sekiz albümü bugüne kadar toplam 4 milyon adet sattı. Beş kez Grammy'ye aday gösterildi. Creole dışında dil bilmeyen, sahneye çıplak ayakla çıkan, Madonna'nın konser teklifini bile reddeden Evora yılın sekiz ayını turnede geçiriyor. Morna ve colodera'lar söylüyor dünyaya. Eski yaşam biçimini ısrarla koruyor, gazetecilerden hiç hoşlanmıyor...
Devamını oku...
 
WOODY ALLEN/ Woody çalar, klarnet şaşar
Enstrümanların hercai menekşesidir klarnet. Orkestradan çıkıp sokaklarda halkın arasına karıştığında keman gibi muzipleşir, serserileşir. Klezmerci Giora Feidman gibileri içine ruhunu üflediğinde coşkuyla hayatı kutsar, Sidney Bechet ya da George Lewis gibi nota okumasını bile bilmeyen dahi cazcılar dokunduğunda gökyüzünü maviye boyayacak dev bir badana fırçası oluverir. Böylesine nadide bir enstrümanın, komedyen, yönetmen, senarist, gizli romancı Woody Allen'ın elinde yeryüzünün en oyuncu çalgısına dönüşmesi beklenirdi. 15'inden bu yana nota bilmeden Dixilend çalan Allen, 55 yıl sonra şu noktada: "Yeniden doğsam bir virtüöz olmak isterdim. Tamamen amatör klarnetçi, müzikte umutsuz bir vakayım. Neden beni dinlemeye geliyorlar, anlamıyorum." Yine de konserleri tüm dünyada kapalı gişe. 2006'da İstanbul'da vereceği konserinin biletleri 1,5 önce satışa çıkmış, altı saatte tükenmişti. Biz de bu izdiham atmosferini değerlendirip Allen'ın klarnet macerasına göz attık.
Devamını oku...
 
GONZALO RUBALCABA / Ambargo Delen Yetenek

ImageKübalı; konservatuvar ve babasının 'danzon' grubundan diplomalı. Öylesine yetenekli ki önce Dizzy Gillespie, sonra Charlie Haden'ın gözlerini kamaştırdı. Küba ambargosunu tek başına aşıp ABD'ye girdi, birkaç yılda caz dünyasının zirvesine tırmandı. Piyanist Rubalcaba "Küba müziğinin samba ve çaçadan ibaret olmadığını ispatlayacağım" diyor.

Devamını oku...
 
YO YO MA / Petunya'sıyla İstanbul'da
ImageSiz hiç Carnegie Hall'da hayatının en zor konserini verip ayakta alkışlandıktan sonra, evinin paspasında kıvrılıp uyuyabilen sıradışı bir yorumcuyla karşılaştınız mı? Pablo Cassals ve David Popper'in uslubunu 21. yy'a taşıdığı için çellistler arasında "mesih" olarak görülen Yo-Yo Ma 2001'de kendisi kadar ünlü Petunya'sıyla ilk kez İstanbul'a geldi ve iki solo konser verdi. Biz de arşivleri karıştırdık, Strings, Gramophone, New York Times, The Washington Post, BBC Music'de yayımlanan röportajlardaki değerlendirmelerini, sanal sorularla bir araya getirdik.
Devamını oku...
 
ANNE-SOPHIE MUTTER / Keman çıplak tene değdiğinde daha iyi ses çıkarır
"Keman benim bedenimin bir parçası. Aramızda kemanın doğal titreşimlerini donuklaştıracak bir kumaş parçası olmamalı, doğrudan doğruya tene temas eden kemandan çok daha iyi ses çıkıyor" diyor Anne-Sophie Mutter.
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 41 - 49 Toplam: 49
spacer.png, 0 kB