spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
CUMHUR CANBAZOĞLU / TRT sansürlemese Anadolu rock, world music akımının ilk büyük öncüsü olabilirdi

ImageFikret Kızılok 2001'de kalp yetmezliğinden öldüğünde, tartışmalı doğum tarihini teyit edecek kaynak bulamayan gazeteci Cumhur Canbazoğlu, Anadolu pop ve rock akımının öncüleri hakkında kitap yazmaya karar verdi. 1963'te Tülay German'ın söylediği "Burçak Tarlası"yla başlayıp, 2000'lerde Barış Akarsu'ya ulaşan akımla ilgili veri toplamaya başladı. Basın taraması, kaynak kişileri bulup görüşmek ve en önemlisi çok sayıdaki çelişkili bilgiyi doğrulatmak tam altı yılını aldı. Kentin Türküsü’nde, 924 müzikçi ve 147 grubun 46 yıllık öyküsünü anlattı. Canbazoğlu "Beni en çok Moğollar'ın 1960'larda çılgın cesaretiyle Avrupa'ya gitmesi, Fransa'da Pink Floyd ve Jimi Hendrix'e verilen Akademi Ödülü'nü alması oldu. TRT sansürü yolunu kesmese Anadolu rock, world music akımının ilk büyük öncüsü olabilirdi" diyor.    

En çok hangi grup ya da sanatçı hakkında bilgi bulmakta zorlandınız?

- Klasik Batı Müziği alanında Evin İlyasoğlu, Ahmet Say gibi yazarlar Türkiye'deki gelişmelerin tarihini anlatan kitaplar yayımlamıştı. Ancak diğer türler üzerine yeterli kaynak yoktu. 1994-2001 arasında Cumhuriyet Gazetesi'nde, müzik sayfalarını hazırlarken Anadolu pop, rock solistleri, gruplarıyla ilgili doğru bilgi bulmakta çok zorlanıyordum. Solistlerin doğum tarihi bile yanlış biliniyordu. Anadolu pop, rock'ı çok sevdiğim için gazeteci refleksiyle yola çıktım. Fakat beklemediğim kadar zorlandım. Düzenli not tutan, anılarını yayımlayan Alpay ve Esin Afşar dışındaki tüm isimler hakkındaki bilgileri güçlükle elde ettim. Toplulukların kurucuları bile tarihleri, olayların ayrıntılarını unutmuştu. Bulduğum bilgileri teyit etmekte zorlandım. Beyazıt Devlet Kütüphanesi'nde Ses, Hayat, Hey gibi dönemin dergilerini taradığımda, geniş röportajların içinde kitaba konu olacak, sadece bir ya da iki cümle bilgi çıkıyordu. Birçok plağın yayın tarihi bile çelişkiliydi. Plakçı firmalar tarihe karışmıştı. Beni en çok zorlayan ise 1970'lerin başında, Alman Lisesi öğrencilerince kurulan ve Anadolu pop açısından önemli dönüm noktası sayılacak Dönüşüm topluluğuydu. Uzun süre araştırdım, bilgi bulamadım. Neyse ki sonunda Halit Kakınç'a ulaştım ve gereken bilgileri edindim. Balkan Melodileri Festivali önemli bir dönüm noktasıydı. Çünkü her yıl Türkiye birinci oluyor, altın madalya basında büyük kahramanlık gibi sunuluyordu. Günün birinde, her gidene altın verdikleri anlaşılınca Türkiye'de büyük skandal yaratmıştı. Bu festival hakkındaki somut bilgileri çok güç edindim. Okay Ergil Folk Dörtlüsü hakkındaki bilgilere ise, kitap baskıya girerken, yayımcının yardımıyla ulaştım. Bu kadar zorlanmaya karşın beni en mutlu eden, daha önce yazılmamış, özel anekdotlar öğrenmemdi. Bunlara kitapta yerverdim.

Araştırmanız sırasında bugüne kadar yanlış bilinen vahim olaylar, tarihler çıktı mı?

- Haluk Levent'in Anadolu Rock akımının öncüsü olduğu yazılıyordu. Cem Karaca'nın tüm biyografilerinde Bakırköy doğumlu olduğu yazılır. Oysa Taksim Küçükparmakkapı doğumluymuş. Fikret Kızılok'un doğum tarihi yanlış biliniyormuş.

 

Pink Floyd'la aynı ödül


Kitapta neden karikatür kullanıldı?

- Görsel malzeme çok sınırlı. Elimizdeki fotoğraflar, daha önce defalarca yayımlanmış. Kapakta, dönemin tüm önemli isimlerini bir araya getirmek istedim, fakat bu mümkün değildi. Bu nedenle metni çizgiyle destekledik. Uzun yıllar rock müziğini  gözlemleyen Abdülkadir Elçioğlu (Abtülika) yaklaşık dört aylık bir çalışmayla bir poster, kitap kapağı ve kitap içindeki karikatürleri hazırladı.

Anadolu pop, rock akımının sizi en çok şaşırtan başarısı neydi?

- Çok cesur gençlerdi ve her şey tesadüflere bağlı gelişmişti. Örneğin 1968'de, Demis Roussos'un Aphrodite's Child topluluğuyla ülkesinin müziğini dünyaya duyuruyor. Moğollar, biz neden aynısını yapmıyoruz, diye düşünüyor. Çok küçük bir bütçeyle yola çıkıyorlar. Askerlik sorunu olmayan Engin Yörükoğlu, Murat Ses akrabalarının bulunduğu Almanya'ya gidiyor. Askerlik sorunu bulunan Taner Öngür, İzmir'den yola çıkıp, Yunanistan üstünden Almanya'ya gitmeyi deniyor. Atina'da geri çevrilince, ilk uçağa atlayıp, Barış Manço'nun yaşadığı Paris'e gidiyor. Evi bulamayınca aç, sefil, sokakta kalıyor. Bunun üzerine Almanya'dakiler yardım için Paris'e gidiyor. Cahit Berkay da Paris'e gidiyor. O koşullar altında kaydettikleri albüm Fransa'da Akademi Ödülü'nü alıyor. Bu ödül daha önce Jimmy Hendrix ve Pink Floyd'a verilmiş... Bu başarıdan sonra, bir minibüs satın alıp, çok zor koşullar altında Türkiye'ye dönüyorlar. Demis Roussos'u örnek alıp yola çıkmasalar, Öngür tesadüfen Fransa'ya inmese, her şey çok farklı olabilirmiş.

Bu müziğin gelişebilmesi, yurtdışında sesini duyurabilmesi için kaçırılan en büyük fırsat neydi?

- Barış Manço, 1963'te iç mimari öğrenimi için Belçika'ya gitmese, Anadolu pop çok daha önce başlayabilirdi. 1970'lerde TRT'nin denetim engeline takılmasaydı, ardından 12 Eylül baskısı gelmesiydi sesini geniş kitlelere özgürce duyurabilseydi bugün çok farklı bir yerde olurdu. Hatta Anadolu rock, 1990'larda moda olan world music akımının ilk öncüsüne dönüşebilirdi.

 

Siz de katkıda bulunun


Bugünün solistlerinden kitaba girenler hangi ölçütlerle seçildi?

- 1990'larda Türk popunda yaşanan patlamanın ardından, bazı girişimci gençler Anadolu pop, rock temalarını müziklerinde kullanmaya başladı. Bu akımın felsefesi, sosyal bakışı onları hiç ilgilendirmiyordu, sadece popüler temaların peşindeydiler. Eline gitarı alan, türküleri modernize ediyordu. Kitabı hazırlarken sadece Anadolu rock akımında yer aldığını deklare eden, en az bir şarkısı yayımlanmış genç solist ve toplulukları inceledim. Tek şarkısında, tek albümünde Anadolu temalarını işleyenleri dikkate almadım.

İnternette kurduğunuz Kentin Türküsü grubunda ve kitabın önsözündeki çağrınıza cevap alabildiniz mi, bilgi, belge ileten oldu mu?

- İnternet grubunun üyeleri 350 kişiye ulaştı. Dönemin müziğiyle ilgili tartışmalar yapılıyor. Ancak henüz bilgi, belge ulaştıran olmadı. Bu yıl kurduğum www.sinemamuzik.com sitesinde Vikipedi benzeri bir müzik ansiklopedisi bölümü açtım. Bunu okurların kollektif çabasıyla geliştirmeyi umuyorum.

Geçmişin müzik birikimini belgeleme konusundaki çalışmalarınız sürecek mi?

- Şu anda Türkiye'deki popüler orkestraların, grupların tarihi üzerine, ansiklopedik bir kitap hazırlıyorum. En az bir 45'liği yayımlanmış tüm gruplar olacak içinde. Şu anda 850 madde var. Yaklaşık iki yıl sürecek.

(Serhan Yedig / 27 Haziran 2009 / Hürriyet)


HÜRRİYET'İN YARIŞMASI MÜZİĞİN ÖNÜNÜ AÇTI

Cumhuriyet'in kuruluşunda yepyeni bir müzik kültürü yaratmak istendi. Kaynak olarak halk müziği seçildi. Fakat klasik müzikçilerin çabaları geniş yığınlara ulaşmadı. Anadolu Rock, toplumun Batı müziğiyle güçlü bağ kurmasını sağlayan ilk önemli müzik akımı oldu. Bu akımın neredeyse tüm üyeleri kolejli gençlerdi. Örneğin Cem Karaca, Robert Kolej'den, Fikret Kızılok'la Barış Manço, Galatasaray Lisesi'nden, Erkin Koray Alman Lisesi'ndendi. Deneme yanılmayla, özenerek Anadolu pop akımını yarattılar. O yıllarda aranjman akımı gözdeydi. Yani yurtdışında popüler olan şarkılara Türkçe söz yazılıp, ünlü şarkıcılara söyletiliyordu. 1965'te mucizevi bir olay oldu: Necati Zincirkıran yönetimindeki Hürriyet Gazetesi yazıişleri kadrosu, aranjmana karşı yerel temaları kullanan özgün pop müziğinin oluşması amacıyla Altın Mikrofon yarışmasını başlattı. Finalde halk jürisi karar veriyor, yarışmacıların şehirleri dolaşıyor, birinciye plak yapılıyordu. Bu sayede Anadolu pop patlama yaşadı. Fakat bu akım halk müziğini taklit üzerine kuruluydu. 1970'lerin ortasında kendi gerçek şarkılarını, yani şehrin şarkısını söylemeye başladılar. Anadolu rock  doğdu. Ardından Bülent Ortaçgil gibi şehir ozanları çıktı. Karşılaşılan engeller, metodoloji eksikliği nedeniyle Anadolu Rock gelişemedi.

 

 
< Önceki   Sonraki >
spacer.png, 0 kB